Amerika Birleşik Devletleri Gezi Yazıları Kuzey Amerika New York Slider

New York’da 4 Günde Gezilecek Yerler Planımız

New York o kadar büyüleyici ve farklı zevklere hitap eden bir şehir ki, New York’da Gezilecek yerler başlığı açıp şehri sınırlamak istemedim. Bunun yerine önce New York’da  gezilecek yerler planımızı anlatmak istedim. Çünkü New York’a gitmeden önce New York’da gezilecek yerler planı yapabilmek için pek çok sitede araştırma yapmıştım, bir çok güzel yazı ile karşılaşmıştım ancak bütün bir plan yapmak konusunda çok zorlandım. Çünkü New York’da gezilecek o kadar çok yer var ki, bunları bütünleyip günlere ayırmak bir çırpıda kolay değil. Umarım bu yazımız, bizim gibi plan arayışında olanlara yardımcı olabilir 🙂

Birinci Gün: Yeni Başlayanlar İçin New York:

  • Times Square

New York’a Frankfurt üzerinden bir gece önce gelmiştik. Jet Lag mi desem Deniz Lag mi desem bilemeden sabahın 04:30’unda kalkıp 07:00’a kadar zor durarak vakit geçirdikten sonra New York’a ilk gelen herkesin yaptığı gibi attık kendimizi Times Square meydanına.

Meydan dediğimize bakmayın. Manhattan’ın bu bölgesinin içinde yüksek yapı yapılmayan bozuk dörtgen 200 metrekare bir alan aslında Times Square. Numarası etrafındaki binaların LCD giydirmeleri. Ne kadar hayal kırıcı olursa olsun, size New York’dayım dedirten yer burası ama. Mutlaka gece ve gündüz gelin.

    • Rockefeller Center – 5th Avenue

Times Square’i takiben bir alt caddeye geçtiğinizde kendinizi meşhur milyarder aile Rockefeller’ların plazasının bulunduğu Rockefeller Center’da buluyorsunuz. Artık bu bina aileye ait değil gerçi. Binanın çok bir numarası yok. Sadece yakınında bulunan Magnolia Bakery için gidilir bir de o kadar yüksek binanın arasında nefes almak için.

    • St Patrick Kilisesi

Rockefeller Plaza’nın bir köşesinin bulunduğu 5.Caddeden kuzeye Central Park’a ilerlerken önünüze çıkan Beyaz acayip bir kilise. Amerika’ya gelip de kilise mi gezeceğiz dediğimiz için sadece karşıdan baktık ama ilginç bir yapı.

    • Central Park

 

Bir gün önce Atlantik aşsak da ilk gün acayip bir enerji patlaması yaşadık. Burger Joint isimli overrated hambugerci’de öğlen yemeği yedikten sonra Yürüyerek Central Park’ın kapılarına dayanmıştık. Aslında Central Park programda ikinci gündü ama geldikten sonra dönmek olmaz, bi girip bakalım dedik, giriş o giriş.

Manhattan’ın en cafcaflı yerinde bu kadar büyük alan parka mı bırakılır yaa demeden önce Amerika’lıların bu parkı yapmak için harcadığı emeği ve masrafı anlatan bir belgesel izlemiştim gitmeden, gerçekten de New York’da bu parkın adaya hayat veren bir park olduğunu, nasıl atadan babadan kalan ev satılamazsa, buraya da dokunamayacaklarını çok iyi anlıyoruz.

Central Park ile ilgili baştan aşağı bağımsız bir yazı yazarız. Ama bana göre buraya vaktiniz varsa bir tam gün ve hatta imkan varsa pazar gününüzü verin. göl kenarında gezin, yeşilliklere serilin, hiphopçu gençleri izleyin, Metropolitan ve Doğa Tarihi Müzelerini gezin, yemek yiyin vs vs. Ama bizim gibi vaktiniz sınırlı ise güney kapı, Apple’ın mağazsının olduğu tarftan girin, ortasına kadar yürüyün, göl kenarında dolaşın, içindeki Belvedere Kalesin görün ve sonra alışveriş cenneti Maddison Avenue’den aşağıya Times’a geri yürüyün derim. Harlem tarafının bir numarası olmadığını söylüyorlar, gitmedim o yüzden bir şey diyemem.

  • Maddison Avenue

Central Park’tan çıktıktan sonra aşağı Times’a yürürken kullandığımız bu cadde; butik mağazaları ile ünlü. Biz resmi tatilde olduğumuzdan her yer kapalıydı ama mağazalar güzel gözüküyordu.

  • Times Square

Times Square’in akşamı bir başka güzel. mutlaka geçilip hatta yer bulunursa Hard Rock Cafe’de oturup yemek yenilir.

İkinci Gün: Şöyle Bir Etrafımızı Dolaşalım

    • Macy’s

Otelimiz 28.caddede Herald Square’e çok yakındı. Herald Square denince meşhur Macy Departmant Store ve Empire State binası gelir akıllara. Biz önce Macy’e giriş yaptık. Öğlene kadar gezdik ama çok bir şey almadık. İlk alışveriş deneyimimizdi, önce bir bakalım dedik.

    • İtfaiye Müzesi

new-york-gezilecek-yerler-itfaiye-muzesi

Amacımız bugün Wall Street civarını gezmekti. Ama arada bizim ufaklığa küçük bir sürpriz olsun diye NYFD New York İtfaiye Müzesine götürdük. İtfaiye ve İtfaiyecileri çok seven Deniz için sokaklarından siren sesi eksik olmayan New York tam bir cennet, bu müze ise nirvana noktasıydı.

Sadece küçüklere değil, bu konuya ilgi duyan büyüklere de hitap eden bu müzede 11 Eylül için ayrı bir bölüm vardı, o günün çekim ve ses kayıtlarını dinlerken insanın tüyleri ürperiyor.

    • World Trade Center ve 9/11 Anıtı

Güney Manhattan yani Finans bölgesine gitmek için metroyu kullanıp World Trade Center durağında indik. Bu metro durağı uzay çağı bilimkurgu istasyonlarını andıran fütüristik yapısı ile köhne New York metrosunda boyut değiştirdiğinizi düşündürebilir.

Metrodan çıktığınızda zaten kendinizi o koca One World Trade Center binasının dibinde buluyorsunuz. buraya One World demelerinin sebebini hep düşünürdüm, “tek dünya” diyerek felsefe mi yapıyorlar derdim. Değilmiş, Çünkü Two World, Three World gibi yedi’ye kadar uzanan bir seri var. İki tanesi yıkılınca yerine yedi tane dikmeye karar vermişler. Sanırım bu da bina sahibinin zararını karşılamaya yetmiştir.

Neyse siyaseti ve komplo teorilerini bırakalım, One WTC’nin hemen yanında 9/11 anıtı var. Değişik bir anıt, yıkılan iki kulenin temellerini havuz yapıp etrafını ölenlerin isimlerine adamışlar. Ölenlerin doğum günlerinde de karanfil koyarak, hala daha o duygusallığı yaşatmaya devam ediyorlar. 9/11 Müzesini daha fazla duygusala bağlamamak için pas geçtik.

  • Wall Street

9/11 Anıtından çok az aşağı yani güneye yürüdüğümüzde Trinity Kilisesi çıkar karşımıza. Paranın tek iman kaynağı olduğu bu bölgede kilisenin fonksiyonu ne kadardır bilinmez ama kilisenin tam karşısından meşhur Wall Stree’e girersiniz. Bu yüzden kilise önemli bir nokta.

Wall Street

Wall Street’ten ne bekliyorsunuz bilemem ama biz beklediğimizi bulamadık. Daracık ve karanlık sokaklar, insan yığınları ve turistler ve eski binalar. Yok biz sevmedik.

Wall Street’ten çıkıp meşhur Boğayı selamlayıp, edep yerini okşayıp şans bulacağını düşünen insanları ayıplayıp nehir kenarına kadar yürüdük.

Wall Street Boğası
  • Battery Park ve Özgürlük Heykeli

Burada Meşhur Battery Park var. Neden Battery bilmiyorum, içinde ikinci dünya savaşına özgü bir kaç karakter var. Buradan Ellis Adası yani Özgür Kız’ın heykelinin olduğu adaya giden gezi tekneleri kalkıyor.

Battery Park

Bir de az ilerden  Staten adasına giden bedava feribotlar kalkıyor. Bu feribotlara binip gelip geçerken Özgürlük Heykelini görmeyi planlamıştık ama ikinci günde akşam yorgunluğu ağır bastı ve inanılmaz bir gün batımı manzarası yakalamışken Özgür Kızı’ı son gün turumuza bıraktık.

Üçüncü Gün: New York’un Kasvetli Havasından Bunaldık Artık

  • Wall Street TJ mağazası

New Jersey’deki meşhur outlet’e gidip tüm günü orada zebil etmek için vakit olmadığını yüksel’e kabul ettirebildikten sonra yine de içimizdeki Amerika’dan alışveriş yapılır dürtüsünü doyurmak için, hazır Wall Street civarına tekrar geliyorken, meşhur ucuzluk mağazası TJ’e bir uğradık. Bana kalırsa çok döküntü bir yer. Tavsiye etmem.

  • Vapur ile Brooklyn

İki gün New York’un sokaklarında yürüdük ancak yüksek binalar arasından New York’un gerçekten de pis ve köhne yollarında yürürken bunalmıştık. Beklediğimiz, hayal ettiğimiz New York bu değildi aslında. O güne kadar gördüğüm en kasvetli şehirlerden olan Londra bile New York’un yanında çiçekli bahçeymiş meğerse. Bu duygularla Wall Street caddesinin hemen arkasındaki Pier 11’e attık. East River Ferry isimli şirketin işlettiği bu hattın vapuru ile kendimizi 5 dk içinde nehrin karşı yakasında buluverdik.

  • Brooklyn Bridge Park

Tekneden indiğimizde kendimizi bir parkta bulduk. Bu parktan karşıya bakıp, temiz havayı içimize çekip “ohhh New York, sen ne güzelsin” dediğimiz hatırlıyorum.

  • DUMBO

“Down Under the Manhattan Bridge Overpass” Köprünün hemen altındaki bölüme New York’luların verdiği ad bu. Burada bir en az 15-20 dk ayırın. Havayı içinize çekin, karşıdaki dev silüetleri, hemen sağınızdaki 100 küsür yıllık tarihi Brooklyn Köprüsünü bir arada görüp nostalji yapın. Empire State’ten sonra en güzel New York Manzarası için buraya gelin derim.

  • Grimaldi

DUMBO2nun hemen arkasında meşhur İtalyan Pizzacısı Grimaldi’de pizzalarımızı yedik. Çok süper müthiş değil ama tarzı olan klasik bir İtalyan Pizzacısı idi. taa Las Vegas’ta bile şube açmışlar.

  • Vapurla aşağı indip BM binası, Chrysler Binası

Brooklyn Planımızı yaparken asıl niyetim tekne ile brooklyn’e geçip sonra pizzamızı yiyip, yürüyerek köprünün üzerinden Manhattan adasına geri dönmekti.Fakat pizzaları yiyip, Brooklyn Parkında relax moda geçtikten sonra içimizde ne köprünün başına kadar 1 km ne de köprünün üzerinde 1 km yol yürümek için bir istek kalmadı. biz de geldiğimiz gemiler ile nereye gideriz diye bir baktık ki, bizi getiren gemi, DUMBO’dan sonra 4-5 durak gezip 34.cadde civarına yani Birleşmiş Milletler binasının olduğu bölgeye kadar gidiyor.

Son vapura atladık, doğu nehri üzerinde bir tarafta devasa Manhattan silüeti diğer tarafta New Yorker’ların evlerinin bulunduğu Willamsburg bölgesi, köprülerin altı vs derken keyifli bir 40 dakikalık yolculuk sonrası BM binasına yakın bir yerde 34.caddedeki iskelede indik.

Biraz yukarı yürüyüp 42. caddenin başındaki  BM binasını hem de devamında merkeze doğru ilerlerlen artistik Chrysler binasını da yakından görme şansımız oldu.

  • Grand Central Terminal

42.caddeden Times Square’e devam ederken cadde üzerinde Grand Central Terminal çıkıyor. Pek çok filmden aşina olduğunuz bu istasyon halan faal ve iş çıkışı evlerine gitmek isteyen New yorker’lar tarafından akşam saatlerinde hınca hınç dolduruluyor. Bir göz atıp anıları canlandırmak lazım.

Dördüncü Gün: Elveda New York

  • Empire State Binası 86 ve 102. Katlar

New York’a gelmeden önce internet üzerinden Empire State binası turunu satın almıştım. Detayları daha sonra ayrı bir yazıda yazarım ancak bir önceki yıl Dubai’de yaşadığımız Burj Khalifa rezaletinden sonra sırada sefil olmamak için Vip giriş aldım. Ayrıca geldik mi bir kere geliriz diye hem 86.kattaki açık hava gözlem istasyonu hem de 102.kattaki özel kapalı gözlem istasyonuna bilet aldım.

Net olarak söyleyeyim, kalabalık zamanlarda VİP biletin faydası çok fazla. Ancak siz siz olun 102.kata boş yere ekstra 15-20 dolar ödemeyin.

  • Vapur ile Manhattan Turu

Yine Amerika’ya gelmeden önce internetten aldığım bir başka bilet de Manhattan çevresi nehir turuydu. New York’a gelen pek çok turist Özgür Kızı görmek için ona özel tur alır, bu turda Elis Adası, Göçmen Müzesi, Özgürlük adası, hatta heykele tırmanış gibi aktiviteler olur.

Bizdeki puset sebebi ile heykele çıkamayacaktık, zaten heykeli görmek lazım, hani derler ya en güzel Paris manzarası Eyfel Kulesinden görülür,çünkü Eyfel Kulesi görünmez diye. Özgür Kıza tırmanmanın da bir numarası yok bence. Dibinden görmeye de gerek yok. O zaman ben de 2,5 saatlik bir Manhattan ada turu satın aldım.

Manhattan adasının etrafını tekne ile dolaştık, bu arada özgür Kız’a da yakınlaşıp poz vermesini sağladık. Plus Manhattan’ı çepeçevre gezip 4 günün planını iyice kafamıza yerleştirdik.

Sonrası tabii ki klasik times Square ve çevresi.

Sonra ver elini Los Angeles.

#gezinafiyetle

Gezgin Avukat

Eren Evren

Bir cevap bırakın

E-posta adresiniz asla paylaşılmayacaktır.Gerekli alanlar işaretlendi *